Avrupa'daki seyahat ve eğlence firmalarının optimum kaldıracı


Creative Commons License

Tekin H.

Marmara Conference on European Studies, İstanbul, Türkiye, 7 - 08 Şubat 2020, ss.97

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.97

Özet

Bu makale, 2007-2009 küresel mali krizini ve 2010-2012 Avrupa borç krizini dikkate alarak seyahat ve eğlence (SE) endüstrisindeki Avrupalı ​​firmaların optimal kaldıraç kararlarını incelemektedir. Ampirik sonuçlar seyahat ve eğlence sektöründeki Avrupalı ​​firmaların dönem boyunca borçlanmayı azalttığını, 3,091 örnek firma ve grup heterojenliği ve yanlılığı gidermek için en küçük kareli kukla değişken düzeltmesini kullanarak göstermektedir. Bu sonuca paralel olarak, firmalar zaman içinde gerçek kaldıraç ile hedef kaldıraç arasındaki boşluğu kapatmak için ayarlama hızını (AH) düşürür. Özellikle, şirketler kaldıraç AH’larını yalnızca kriz öncesi dönemden kriz dönemine kadar 4% oranında azaltmaktadır; bu düşüş krizden kriz sonrası döneme kadar 10% olmaktadır. Diğer bir ifadeyle, SE endüstrisindeki şirketler, daha düşük bir kredi arzı ve kredi talebi nedeniyle piyasadaki kargaşanın ardından dış finansmana erişimde daha fazla zorluk çekmektedir. Bu nedenle, Avrupa'da SE endüstrisindeki firmalar belirsizlik ortaya çıktığında etkili bir borç politikası sürdürerek hissedarlarını ve borç sahiplerini elinde tutmalıdır.

This article examines the optimal leverage decisions of European travel and leisure firms by considering the global financial crisis 2007-2009 and the European debt crisis 2010-2012. Employing 3,091 sample firms and using the least square dummy variable correction to overcome the group heterogeneity and bias, empirical results show that European firms in the travel and leisure (TL) industry reduce borrowing over the period 2001-2017. As in line with this result, firms decline the speed of adjustment (SOA) to close the gap between actual leverage and target leverage in time. Notably, firms only decrease their SOA of leverage by 4% from pre-crisis to crisis period; this decrease becomes 10% from crisis to the post-crisis period. In other words, firms in the TL industry face more difficulties in accessing external finance after the market turmoil owing to a lower supply of credit and demand for credit. Therefore, firms in TL industry in Europe should retain their shareholders and debt holders by sustaining an influential debt policy when uncertainty arises.