TÜKETİM KÜLTÜRÜNÜN GELİŞİMİ BAĞLAMINDA MİMARİ ÜRETİM SÜRECİNİN DEĞİŞİMİ


Creative Commons License

Temel S. C.

CUKUROVA 5th INTERNATIONAL SCIENTIFIC RESEARCHES CONFERENCE, Adana, Türkiye, 9 - 11 Ekim 2020, ss.243-244

  • Basıldığı Şehir: Adana
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.243-244

Özet

Küreselleşme ve tüketim kültürü, modernleşme ve dönüşüm süresinde ele alınması gereken ana

konulardan biridir. Marksist yaklaşım, tüketimin insanların özgürlüğünü elinden alarak başkalarına

bağımlı kıldığını, gerçek mutluluk ve refahın nesne üretiminden geçmediğini ve tüketimin insanların

yabancılaşmasındaki en önemli unsur olduğunu ileri sürmektedir. Tüketim araçları Weber tarafından,

içine aldığını kuşatan bir tür kafes olarak tanımlanmaktadır. Bu kafes, satın alma ile kazanılan imajlar

ve gösteri toplumuna ev sahipliği görevindedir. Günümüzde tüketim nesnelerine yüklenen anlamlar bir

grup aidiyeti, ifade aracı, başarı / statü göstergesi biçimlerinde tezahür etmektedir. Artık bireyler, kim

oldukları ve neye sahip olduklarından daha çok, kim olabileceklerine ve arzu nesnelerine

odaklanmaktadır. Bu doğrultuda reklam araçlarından görünen dünya ile kusursuz hayatların düşlerini

kuran bir toplumdan söz etmek yanlış olmayacaktır. İnsanlığın varlığından beri süregelen bir meslek

pratiği olarak mimarlık da bu rüya dünyasının kaçınılmaz nesnelerinden biridir. Bugün mimarlık,

tüketim ve moda kavramlarının etkisi altındadır. Yeni yapım tekniklerine olanak sağlayan buluşlar ile

sıradışı imajlar barındıran mekanlar üretilebilmektedir. Mekanın gömülü ifade biçimlerine ilave olarak,

tüketim toplumunun getirisi yeni işlevler de mimarlık ihtiyaç listesinde yerini alalı uzun zaman

olmuştur. Tekil konutlardan, seri üretim toplu konutlara doğru gerçekleşen dönüşüm bugün yeniden özel

site içerisinde, güvenlikli ve prestijli tekil konutlara evrilmiştir. Kamusal mekanlarda da yankılanan

değişim ile gündelik hayat sokaklardan, kapalı alışveriş merkezlerine taşınmıştır. Alışveriş merkezleri;

bulvarları, havuz başları, şelaleleri, yapay ağaçları ve sıra sıra dükkanları ile küçültülmüş bir şehri

andırmaktadır. Oluşturulan bu yeni şehir, yer ile bağını da koparmakta, kapalı sınırlar içerisinde kendi

zamanında yeni bir gerçeklik ortaya koymaktadır. İlave olarak, bahsi geçen mekanlar ihtişamlı yapıları

ile davetkar olduğu kadar, giriş kapılarında yer alan güvenlik görevlileri ve kameralar ile de seçici ve

sınıfsaldır. Tüketici nezdinde pek öneme sahip olmayan bu çelişki, aslında çoğu zaman sorgulamadan

kabul edilen konulardan biridir. Mimaride tüketim kültürüne bağlı olarak gerçekleşen değişimlerin

inceleneceği bu çalışmada üç ana çerçeve belirlenmiştir. Bu doğrultuda, tasarım sürecinde belirleyici

olan etmenler aracılığı ile tasarım ürünü ve yöntemlerin dönüşümü, tasarım sürecinin yürütücüsü ve bir

meslek insanı olarak mimarın dönüşümü ve kullanıcıların dönüşümüne odaklanılmıştır. Seçili örnekler,

imajlar ve söylemler üzerinden incelenmiş ve dönüşümü analiz etmek amaçlanmıştır.

Globalization and consumption culture is one of the main issues that need to be addressed during

modernization and transformation. The Marxist approach argues that consumption takes away the

freedom of people and makes them dependent on others, that real happiness and prosperity do not pass

through object production, and consumption is the most important factor in people's alienation.

Consumption tools are defined by Weber as a kind of cage that surrounds what it contains. This cage

serves as a home for the images and show society gained through the purchase. Today, the meanings

attributed to consumption objects manifest as a group belonging, means of expression, and indicators of

success / status. Now, individuals focus more on who they can be and their objects of desire than on

who they are and what they have. In this direction, it would not be wrong to talk about a society that

dreams of perfect lives with the world seen from advertising media. Architecture as a professional

practice that has been going on since the existence of humanity is one of the inevitable objects of this dream world. Today, architecture is under the influence of consumption and fashion concepts. With the

inventions that allow new construction techniques, spaces with extraordinary images can be produced.

In addition to the embedded expressions of the space, new functions, which are the return of the

consumer society, have been included in the architectural needs list for a long time. The transformation

that took place from single residences to mass-produced mass housing has now evolved into secure and

prestigious single residences within a private site. With the change echoing in public spaces, everyday

life has moved from the streets to closed shopping malls. Shopping malls; It resembles a downsized city

with its boulevards, poolside, waterfalls, artificial trees and rows of shops. This new city, which has

been created, also breaks its ties with the place and reveals a new reality in its own time within closed

borders. In addition, the aforementioned spaces are not only inviting with their magnificent structures,

but also selective and class with the security guards and cameras at the entrance doors. This

contradiction, which is not of much importance for the consumer, is actually one of the issues that are

often accepted without question. Three main frameworks are determined in this study, in which changes

in architecture depending on consumption culture will be analyzed. In this direction, it has been focused

on the transformation of the design product and methods through the determinant factors in the design

process, the transformation of the architect as a manager of the design process and the transformation

of the users. Selected examples were examined through images and discourses and it was aimed to

analyze the transformation.