Kentsel Boşlukların Kent Hayatına Katkısı


Temel S. C. , Öztürk S. M.

Research'20 Uluslararası Mimarlık Araştırmaları Sempozyumu, 18 - 21 Kasım 2020

Özet

Kent bütünlüğü mimari yapılaşma ile iletişimde olduğu boş ve geçiş alanları gibi kamusallık taşıyan mekanlardan oluşmaktadır. Mekan oluşum sürecinde kent dinamiği içerisinde binalar dolulukları tanımlarken; açık alanlar (meydan, sokak-cadde, bahçe, park, pazaryeri, açık otopark, refüj alanları vb.) boşlukları tanımlamaktadır. Doluluk ve boşlukların mekanın fiziksel oluşumuna katkısıyla birlikte ortaya mimari alt işlevleri belirli, insan ilişkileri ve eylemleri üzerinde biçimlendirici etkiye sahip bir mekan kurgusu çıkmaktadır. Kentsel ve mimari ölçekte sınırları çizilmiş dolu ve boş alanlar, gündelik hayat içerisinde farklı kullanıcılar tarafından gerçekleştirilecek olan farklı aktiviteleri belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. Bu alanlar, kentlerin planlı ya da organik gelişim ve değişimi içinde eşzamanlı olarak okunabilmektedir. Kentsel boşluklar, serbest zaman etkinliklerine ev sahipliği yapan ortak kullanım alanlarını içermektedir. Bu alanların insan sağlığına fiziksel ve psikolojik açıdan olumlu katkıları olduğu bilinmektedir. Kent içi boş alanlar, sosyal aktivite fırsatı sağlayarak farklı sosyal gruplar için bütünleştirici bir rol oynamaktadır. Bu mekanların, kent yaşantısını nitelikli hale getirerek, kentliye kazandırılması önemlidir. Ancak, günümüz kentlerinde, nüfus artışı ile ortaya çıkan talebe verilen hızlı ve plansız cevaplar sonucunda kent içi boşluklar niteliğini kaybetmiş ve zaman içinde ortadan kalkmaya başlamıştır [1]. Bu durum kentsel mekan kalitesi ile ilgili problemlerin yanı sıra kent yaşamına dair gündelik pratikler üzerinde de olumsuz etkilere neden olmaktadır. Yapılı çevrede tanımlı ve planlı açık alanların varlığının azalmasıyla, kentsel alanda kullanımda olan veya olmayan boş alanların önemi artmıştır. Bu boş alanların gelişme potansiyeli yer aldığı çevreye uyum sağlayacak şekilde değerlendirilmeli ve kent dokusu içinde bütünlüğü sağlayan bir unsur olarak düşünülmelidir.

Çalışmanın amacı, kent içinde bulunan boş alanların özelliklerinin belirlenmesiyle birlikte fiziksel ve sosyal faktörler açısından kent hayatı üzerindeki etkisini tartışmak ve değerlendirmektir. Buradan hareketle çalışmanın gerçekleştirileceği alan olarak Karabük ilinde yer alan Yenişehir ve Şirinevler Mahalleleri seçilmiştir. Karabük Demir Çelik Fabrikasına ait konut adaları, sinema, kafeterya, lokal gibi sosyal yaşam mekanları ve eğitim yapılarını barındıran Yenişehir Mahallesi, Karabük’ün kentleşme sürecinin başlangıcında nitelikli bir şehircilik anlayışı ile oluşturulmuştur. Halen Demir Çelik Fabrikası bünyesinde bulunan mahallede, konut adaları farklı tipolojilerde bahçeli sıra evler ve apartman dairelerinden oluşmaktadır. Yenişehir ile sınır oluşturan Şirinevler Mahallesi ise daha karmaşık ve düzensiz planlama kararlarına sahiptir. Karabük merkez sınırları içerisinde yer alan iki mahalle de konum ve sahip olduğu potansiyeller ile gelişime açık olmasına rağmen, bu mahallelerin kamusal açık alan kullanımlarında yetersiz uygulamalar bulunmaktadır. Kamusallık; değerlendirilmeyi bekleyen atıl alanlar, fonksiyonunu kaybetmiş alanlar, dönemlik kullanımda olan alanlar ve sokak, cadde, meydan gibi yaya akışını barındıran “boş alanlar” ile tanımlanmaktadır. Çalışma kapsamında seçilen alandaki mevcutta farklı kullanımları olan ve değerlendirilmeyi bekleyen bu alanların,

mekânsal özellikleri, olumlu olumsuz yönleriyle kent hayatına olan katkıları ve potansiyelleri araştırılmıştır. Kentli ile kurulan ilişki, mekânların uğradığı değişim ve barındırdığı potansiyeller, etkinliğini yeniden kazanma olasılığı çalışmanın merak edilen sorularıdır.

Materyal ve Metot

Araştırma yöntemi olarak kuramsal altyapıyı oluşturan literatür çalışmasına paralel biçimde yerinde gözlem gerçekleştirilmiştir. Gözlem sonucu elde edilen veriler ışığında, analizler gerçekleştirilmiş ve örnekler üzerinden konu tartışılmıştır. Bu bağlamda seçili alanların mevcut kullanımları aracılığı ile kent imajına olan katkısı, morfolojik olarak kurduğu dolu-boş ilişkisi, kamusallık etkisi gibi kavramlar üzerinden ilerleyen tartışma, mevcut durumu ortaya koymayı ve ileriye yönelik çözüm önerileri sunmayı hedeflemiştir.

Bulgular

Çalışma kapsamında seçilen Yenişehir Mahallesi’nde uzun süredir yeni bir yapılaşma ve kentsel müdahale gerçekleştirilmemiştir. Yenişehir İlkokulu’nun depreme dayanıklı olmaması nedeniyle yıkılması son yıllardaki tek inşa eylemi olmuştur. Yıkılan okul yerini geniş ve işlevlendirilmemiş bir boşluğa bırakmıştır. Okul alanının dışında, mevcut doku içerisindeki geniş kentsel boşluk olarak pazar alanı ve otopark alanı bulunmaktadır. Bu alanlar genellikle gündelik hayat içerisinde organik biçimde değişim geçirmiş ve çocuk kullanıcılar tarafından oyun alanı olarak kullanılmaya başlamıştır. İşlevlendirilmeyi bekleyen atıl alanların yanı sıra mahallede kamusal alan olarak tercih edilirliğini kaybetmiş parklar yer almaktadır. Ayrıca, bahçeli konut gruplarından oluşan mahallede, kamusal alanlara özel açık alanlardan erişilmektedir. Konutun tanımlı geniş bir bahçeye, bahçenin sokağa açıldığı Yenişehir Mahallesi’nin, Şirinevler Mahallesi’ne oranla daha nitelikli açık mekanlara sahip olduğu söylenebilir.

Şirinevler Mahallesi’nde ise, uzun süredir bina ölçeğinde dönüşümler gerçekleştirilmektedir. Her bir yapı kendi tekelinde düşünülmüş ve bütünde uyumsuz, problemli bir yapılaşma örneği ortaya çıkmıştır. Mahallede kamusal tanımlı açık alanlar olarak site arası parklar ve meydan yer almaktadır. Ancak Yenişehir Mahallesi örneğinde olduğu gibi pazar alanı ve otopark alanı, kullanıcılar tarafından kamusal yaşamın içerisine dahil edilmektedir. İlave olarak, iki mahallede de benzer biçimde sosyal hayat ara sokaklarda aktif olarak görülmektedir.

Sonuç

Kamusal alanlar, barındırdıkları anlamlarla kolektif hafızanın oluştuğu ve yaşatıldığı yerlerdir. Bu alanlardaki doluluk ve boşluklar da bu hafızayı besleyen nitelikte unsurlar olmaktadır [2]. Günümüz kentlerinin problemli konularından biri açık alanların kentleşme süreci içerisinde ihmal edilmesi ve kentliden koparılmasıdır. Ancak yaşam oldukça, tanımlı mekanlar tasarlanmasa bile kullanıcılar serbest ve esnek çözümler bulmakta, mekanı kendi eylemleri ve ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirmektedir. Kent içerisinde yer alan mekanlar, etkinliğini yitirip yerini boşluklara bıraksa dahi kullanım potansiyellerini içlerinde barındırmaktadır. İlginçtir ki tasarım sürecine dahil olamayan kentli bu yeni potansiyelleri ortaya çıkarma sürecinin öznesidir. Çalışma sonucunda, işlevini kaybetmiş mekanların kent yaşamına tekrar kazandırılması için yeniden işlevlendirilmenin her koşulda gerekli olmadığı, önemli olanın gündelik hayatın keşfi olduğu söylenebilir.

Kaynakça

[1] Pluta, A. (2019). The importance of empty spaces in cities and a proposed set of tools to support their use. Biblioteka Regionalisty, (19).

[2] Özmertyurt, G., & Oral, M. (2018). Kentlerdeki Kamusal Boşlukları Yeniden Değerlendirme Sorunsalı; Konya Örneği. Artium, 6(1), 44-48.

Anahtar Kelimeler

Kentsel Boşluk, Kamusal Alan, Şirinevler Mahallesi, Yenişehir Mahallesi

Extended Summary

Purpose, Scope and Problem Definition of the Study

Urban integrity is made up of public spaces such as empty and transitional areas that it communicates with architectural construction. While defining buildings occupancy within the urban dynamics in the process of space formation; open spaces (square, street-street, garden, park, bazaar, open car park, median areas etc.) define the voids. Along with the contribution of occupancy and voids to the physical formation of the space, a space fiction emerges that has architectural subfunctions, which has a formative effect on human relations and actions. Occupancy and voids, bordered on an urban and architectural scale, play an important role in determining different activities to be performed by different users in everyday life. These areas can be read simultaneously, similar to the planned or organic development and change of cities. Urban spaces include common areas of use that host leisure activities. These areas are known to have positive physical and psychological contributions to human health. Urban empty spaces play an integrative role for different social groups by providing opportunities for social activities. It is important to make these places qualified to the city by making the city life qualified. However, in today's cities, as a result of the rapid and unplanned responses to the demand arising from population growth, the urban spaces have lost their quality and started to disappear over time [1]. This situation causes adverse effects on daily life practices related to urban life as well as problems related to urban space quality. With the decrease in the presence of defined and planned open spaces in the built environment, the importance of vacant spaces, whether in use or not in urban areas, has increased. The development potential of these empty spaces should be evaluated to adapt to the environment in which they are located and should be considered as an element that provides integrity within the urban fabric.

The aim of the study is to discuss and evaluate the impact on urban life in terms of physical and social factors by determining the characteristics of empty spaces in the city. From this point, Yenişehir and Şirinevler Neighborhoods in Karabük province were chosen as the area where the study will be carried out. Yenişehir Neighborhood, which houses the social life spaces such as housing islands, cinema, cafeteria, local and educational buildings belongs to Karabük Iron and Steel Factory, was created with a qualified urbanism understanding at the beginning of the urbanization process of Karabük. In the neighborhood, which is still within the body of the Iron and Steel Factory, the residential islands consist of row houses and apartments with garden in different typologies. Şirinevler neighborhood, which borders Yenişehir, has more complex and irregular planning decisions. Although both neighborhoods within the central borders of Karabük are open to development with their location and potential, there are insufficient applications in public open space use. Publicness is defined by idle areas waiting to be evaluated, areas that have lost their functions, areas that are in use for a period and “empty areas” that contain pedestrian flows such as streets, avenues, squares. The spatial characteristics, the positive and negative aspects of these areas, which

have different uses in the selected area and are waiting to be evaluated, have been investigated and their contribution and potential for urban life. The relationship with the urban user, the change that the spaces face and the potentials they host, and the possibility of regaining their effectiveness are the curious questions of the study.

Material and Method

As a research method, on-site observation was carried out in parallel with the literature study that forms the theoretical background. In the light of the data obtained as a result of the observation, analyzes were carried out and the subject was discussed through examples. In this context, the discussion that proceeds on the concepts such as the contribution of the selected areas to the city image through its existing uses, its occupancy and void relationship that it has morphologically established, and the effect of publicness has aimed to reveal the current situation and offer forward-looking solutions.

Results

A new building and urban intervention has not been carried out in Yenişehir Mahallesi for a long time. Due to its inability to resist earthquakes the demolition of Yenişehir Primary School has been the only building action in recent years. The destroyed school has been replaced by a large and dysfunctional space. Apart from the school area, there is a bazaar area and a parking area as a large urban space within the existing texture. These areas generally changed organically in daily life and started to be used as a playground by child users. In addition to the idle areas waiting to be functional, there are parks in the neighborhood that have lost their preference as a public area. Besides, public spaces are accessed from private open spaces in the neighborhood consisting of residential groups with gardens. It can be said that the Yenişehir neighborhood, where the house is opened to a large garden, where the garden is opened to the street, has more qualified open spaces compared to the Şirinevler neighborhood.

In Sirinevler Neighborhood, transformations have been taking place for a long time. Each structure was thought in its own monopoly and an incompatible and problematic construction example emerged in the whole. There are parks and squares between the sites as publicly defined open spaces in the neighborhood. However, as in the case of Yenişehir Mahallesi, bazaar area and parking area are included in the public life by the users. İn addition, social life is similarly actively seen in the side streets in both neighborhoods.

Conclusion

Public spaces are places where collective memory is created and kept alive with the meanings they contain. The occupancy and voids in these areas are the elements that feed this memory [2]. One of the problematic issues of today's cities is that the open spaces are neglected during the urbanization process and are detached from the urbanites. However, as life goes on, even if defined spaces are not designed, users find free and flexible solutions and shape the space in line with their own actions and needs. Even if the places in the city lose their effectiveness and leave their place in the spaces, they contain their potential for use. Interestingly enough, urban residents who are not involved in the design process are the subjects of the process of uncovering these new potentials. As a result of the study, it can be said that it is not necessary to re-function the places that have lost their functions to the city life, and the important thing is the discovery of daily life.

Keywords

Empty Space, Public Space, Sirinevler Neighborhoods, Yenişehir Neighborhoods

References

[1] Pluta, A. (2019). The importance of empty spaces in cities and a proposed set of tools to support their use. Biblioteka Regionalisty, (19).

[2] Özmertyurt, G., & Oral, M. (2018). Kentlerdeki Kamusal Boşlukları Yeniden Değerlendirme Sorunsalı; Konya Örneği. Artium, 6(1), 44-48.